Archive for 2010

Yeni bi yıl geliyormuş..

31 Aralık 2010 Cuma 14:52


Uzun zamandır genel hayatım hakkında bişiler
yazmadığımı farkettim ve biraz da saçmalamak iyi olabilir diye düşündüm.
Ve 7.cuma da okula gitmemiş bulunuyorum. Bilmiyorum neden,cumaları kendime resmi tatil yapıyorum.Sanırım sadece cumaları ingilizce dersim olmadığından o gün hiçbir şey ifade etmiyor.Bunun yanı sıra dersanemin pazar günleride tatil oluyor bana.Dersanem de bu durumdan rahatsız gibi gözükmüyor.Anlamadığım tek şey okula gitmediğim halde sabahın köründe uyanıyorum yine.Sabahları galiba asabi biri oluyorum ben yani annemin gelip camı açması bile ağlata biliyor beni.Bugün yine cemreyle sabah birbirimize iyi uykular diledik tam yatıyorduk ki sevgili arkadaşlarım Şahser&Gülşahın gazabına uğradım. Sevimli suratlarına karşı -Deli mi sikti sizi dedikten sonra annemin içeri girmeleri için ısrar etmelerini reddedip gittiler. Tabi ki beni yanlış anladıklarını düşünmüyorum..Ağlaya ağlaya uyandım giyindiğimi zannediyordum ama yok abi giyinmemişim havanın durgunluğu bana kazık gibi girdi tabi,dondum desem yeridir.Kahvaltı yaptık birlikte,güzeldik.Ben iyiyim.Yani herşeye rağmen...Ezberden konuşmaya alıştım hoş -iyim,-çok iyiyim...Bu aralar insanların beynine girmek ve ne yapmaya çalıştıklaırnı anlamak istiyorum....Yani bi dengesizlik hali almış başını gidiyor..Sonra neyse diyorum en iyisi bırak istediklerini yapsın ibneler..Ne kadar güne erken başlamış bulunsamda yoğun bi gün olacak bugün.Malum akşam hep birlikte yeni bı yıl gelecek.Normalde yılbaşını kutlamazdım ben yani içimden gelmiyordu ama Cemrenin planlarıyla bu sene güzel bi karşılama yapacağız. Lan güzel dediysek benim için içmekden ibaret yani.Cemrenin erkek arkadaşıda yanında olacağından kız sağlam görünüyor tabi. Bi de şu odama vuran güneş gerçekten çok seksi görünüyor.İlk kez buraya erkenden yazmak geldi içimden.Umarım güzel bi gün geçirirsiniz,benim dememle olacaksa hepinize şimdiden iyi yıllar diliyorum.
*İyi mi geçti kötü mü aslında tam olarak kestiremiyorum.Hem sevindiğim hem üzüldüğüm günler sundun bana.Ama Yine de teşekkürler azıma sıçtığın her gün için,beni mutlu kılan dakikalar için,,hayatıma soktuğun embesiller ve hayatımdan çıkarmaya karar verip siktir ettiğin kişiler için teşekkürler.
Merhaba yeni yıl, hoşgeldin...

Yağmur.

28 Aralık 2010 Salı 00:58

Gecenin bi yarısı sıçrıyorsun birden yada bişey olduğu yok açılı veriyor kendiliğinden gözlerin..Korkuyorsun sebepsiz.. Yaşadıkların için endişelenmene gerek yok zaman yaşadıklarını değilde,yaşayacaklarını değiştirir en fazla...

Noldu bilmiyorum..Anlam veremiyorum kendime..Kendimle girdiğim her iç çatışmada yine ben kendime yeniliyorum..Neden böyle olduğunu bilsem keşke.Herşeye olan inancımı yitiriyorum sanki..Hep bir şey eksik gibi..Ne eksik?Herşey biraz yarım..Susuyorum yine.. Keskin bi bıçak içimde düşündükçe dahada batıyor derine..Acımıyor,acı bile duymuyor tenim.Bir sonbahar gibi belki...Sararıyorum ilk önce ... Sonum düşüş olucak çaresiz.. Kışın gelmesini bekliyor etrafımdakiler,evet kış geliyor..İçimdeki sonbahar son buluyor,dökülüyorum.. Ölüyorum..Bir gün öleceğini bildiğin halde kendini defalarca öldürmek gibi..Hiç bişey eskisi gibi değil,herşey özelliğini yitirmiş sanki. Bir kaç saat öncesi saatlerce yağmurun altında kaldım..Üzerimde var olan bu ağırlık biraz olsun gider belki diye..Islandım,sırılsıklam oldum belki ama eksilmeyen yanlarımla tekrar döndüm evime.. Konuşmak istiyorum..Beynimi meşgul etmek..Dinlemek .. Anlaşılmak değil anlamak istiyorum sadece..Kim bilir belki sende böyle hissediyorsundur...

P.S: Fonda.  - Cem Adrian-herkes gider mi?

Dolunay.

23 Aralık 2010 Perşembe 00:22

Manzaraları hiç sevmemişimdir deniz,yeşillikler yerine gürültülü sesler,birbirine karışmış ışıklar,yığılmış binaları seyretmek daha cazip geliyor nedense... Arka fonda yasamın oluşturduğu ritim ve bi kadeh şarap..Evet,sevgilim beni terk etmek için daha ne bekliyorsun?

Zaman makinesi..

22 Aralık 2010 Çarşamba 00:42













Gitti diye üzülüyorsun anlıyorum....Unutmaya çalışda demiyorum sadece artık alışmaya çalış lütfen...

Bazen bi kez daha denemek istersin ya hani son gücünle,bi kez daha savaşmak ..En iyisi mi boşver,dekorlar farklı olsada,replikler her zaman aynıdır.
Bugün hatıralarla oturup tahammül edilmeyecek anlar üzerine hoş bi konuşma yaptık..Yaşayanlar bilir ki öldürmez ama müthiş üzer..Geçmişi düşündüm, geçmişteki hatıraları,kendimce yarattığım mutluluğun keyfini sürdüğüm dakikaları,yapay mutluluklarımı..Durdum ve hepsini birer birer düşündüm.
Yapmam gereken çok şey yoktu aslında...Beni ayakta tutan her neyse ona olan inancını yitirmenin tam vakti şimdi.Sahi  sen,çokdan yitirmişsindir belkide..
Bi an şaşırıp yanılsam bile geçmişle olan tüm bağlarımı koparmış bulunmaktayım.
Sokağa attım sonra kendimi...
Bi adım..
Bi adım daha...
Sokaklar beni seviyor...Ben sokakları..
Adımlarım büyüyor...
Rüzgar esiyor yavaştan...
Üşüyormusun bi sigara yak...
Ben öyle yapıyorum...

17 aralık hoşgeldin.

18 Aralık 2010 Cumartesi 02:28

Bugün benim doğum günüm olduğundan hep beraber sevinçliyiz (:



Öncelikle 17 Aralık 2009'a değinmek istiyorum.Koca bir sene sundun bana iyi mi geçti kötü mü aslında tam olarak kestiremiyorum.Tamam tamamiyle berbattı belki ama güzel yanları yad ettiğimde oldu elbet.Ama ölmüş olmana çok sevinç duymaktayım.Yine de teşekkürler azıma sıçtığın her gün için,beni mutlu kılan dakikalar için,uyutmadığın dakikalar için,hayatıma soktuğun embesiller ve artık pek bi önemi olmasada Kalp için,hayatımdan çıkarmaya karar verip siktir ettiğin kişiler için teşekkürler.

Merhaba yeni yılım, hoşgeldin...
Çok hoş hissediyorum..Nedense senden çok umutluyum,umarım göt gibi hissetmeme sebep olmassın..Çok umrumdasın çünkü ..Sen ki o kadar zamandan sonra bana yeni günlerle,yepyeni şeyler yapmam ve mutlu olmam için büyük hadiseler sonucunda geldin..Uzun bi zamandır sanki bekliyormuşum seni ben.. Tam zamanında geldin.. Teşekkürler..


Aslında gerçekten bi kaç olay haricinde mutlu hissetiğimi söyleye bilirim.Hiç ummadığım insanlar tarafından,hatta tanımadığım bile diye bilirim doğum günüm kutlandı...Telefonuma gelen mesajlar, Facebook aracığıyla abartılı bi şekilde kutlayanlar,arayanlar.. Kutlayan herkese teşekkür ediyor,kutlamayanlarada bol bol sövüyorum.Saygılar!

P.S:  Son dakkada biraz kırılmış olabilirim belki ama herşey sanırım yolunda..

Gülümse...

12 Aralık 2010 Pazar 01:42

Hepimiz içten içe ne istediğimizi biliyoruz aslında peki kaçımız bu cesarete sahip?

Canımızın en yanan zamanlarında kendimizi bi boşlukdan ibaret hissetiğimiz  anlarda biri giriyor hayatımıza yada biz  istiyoruz gelmesini, sanki bizi kurtarck kişi oymuş gibi geliyor,ihtiyacımız olan buymuş gibi peki neden bizi kurtarmasını beklediğimiz kişiler başta öyle gözüksede sonradan en büyük yaraları acıyor içerimizde? Neden kurtulmak isterken tekrardan ölüyoruz?
Eğer unutmak bi şanssa bu aralar kendimi fazlasıyla şanssız hissediyorum..Unutmak yerli yersiz kendini hatırlamaya bırakıyor mesela...Bazen bi müzik bazen bi resim sebep oluyor buna aslında çoğu zaman zihnimin bana oynadığı oyunlardan kaynakalanıyor bu.Ama öyle bişey oluyor ki aniden bi zaman kulağa hoş gelen bi müziği mırıldanırken buluyorum kendimi yada zamanında defalarca bakıp bakıp suratımda saf bi gülümseme oluşturan bi kaç resimle karşılaştığım oluyor.....
İnsanları ve acılarını çok iyi tanıyorum.Umutlarını nasıl yitirdiklerini,hayal kırıklıklarını,sanki düzelmeyecek diye yaşadıkları hayata nasıl küstüklerini,asla kapanmayacığına inandıkları yaralarını  ve o yaraları nasıl iyileştirdiklerini hatırlayamayışlarını, unutmak uğruna nasıl sarhoş olduklarını,zamana bıraktıkları hatıralarını ...
Aslında umutlarmızı yitirince sebebsiz bi acıyla doluyor insan ... Eski acıları yeni acılarla örtme çabası gelişiyor sonra...Zaman bize unutma şansı tanıyor her defasında. İnsan her aşkını ilk aşkı her acısını ilk acısıymış gibi yaşıyor bu nedenle daha da şiddetlendiriyor içerisindeki duyguyu oysa ne çok şey yitirdik ne çok şeyi unuttuk zamanında bi düşünün derim.İnsan yaşama çok şeyle başlıyor ama çok azı kalıyor geriye...Ne yaşarsak yaşayalım hayat bize rağmen devam ediyor...Gerçekten mutlu hissetmediği anlarda bile gülümseye biliyor nasılsa insan...Belkide olması gereken bu...Yaşadıklarıma değdi diye biliyosan ne mutlu sana ve hala güzel şeyleri hatırlıyorsan gerçekten şanslı olduğunu düşünüyorum..
Zamana çok şey borçluyuz bakın bi kez daha geliyor...

You cry like a baby.

10 Aralık 2010 Cuma 03:11

Giden sevgilinin ardından ''Bir kere değil,bin kere geber.'' demek.'' ''Gittin ama hala aklımdasın'' sözüyle eş değerdedir benim gözümde Madem geçti,bitti ona karşı hiç bişi hissetmiyorum diyorsun nefret bile etmeyeceksin nihayetinde nefretde bi duygunun göstergesidir.


P.S: Ben sevdim eller dinlesin..
      *Diğer bi seçenek..

Kısa ve öz bi yazı.

6 Aralık 2010 Pazartesi 21:00













''Dünle beraber gitti düne ait ne varsa.
 Bugün Yeni Şeyler Söylemek Lazım.''  

Anlattıklarımın çoğunu anlamıyorlar..Yine de anlatıyorum işte..

Kedileri hiç sevmiyorum.Onlarda beni sevmiyor...
Ben birini sevmeyince oda beni sevmiyor diye adlandırıyorum bu aralar...
Hoş birini sevince oda bizi seviyor manasına gelmiyor ya bu.
Varlığından haberdar bile olmadığım bi yazıyla karşılaştım biraz önce hani bişi olsunda nefesim kesilsin istiyormuşumda sanki bu gönderilmiş bana ..Hüzünlendim baya da şaşırdım yani biz insanlar asla olmayacak şekillere girebiliyoruz.. İstisna olarak değerlendirsemde bunları bende yaptım zamanında...Acımadığm tek bi hücrem bile kalmadı...Aklımız bizle gerçekten oynuyor..Hani nedense kötü değilde iyi şeyleri hatırlıyoruz.Aklımıza geldikleri oluyor tabi ama kimse gözlerini yumduğunda kötü şeyleri düşlemiyor.Bazen öyle bi şey oluyo ki mesela daha önce gittiğim bi yere tekrar gidince sanki herşey aynıymış gibi geliyor.Sanki ben yine oturup gülmüşüm orda,durup etrafı seyretmişim...Daha önce yaşadığım mutluluk kendini kaybolmuşluğa bırakıyor sonra..
Gülümsüyorum..Kedilerde beni sevmiyor zaten. 






Yanılsamalar.

29 Kasım 2010 Pazartesi 21:25

Sokaklarda yaşamın oluşturduğu ritim..Duyabiliyormusun? 

Bazen öylece o sesi dinliyor olarak buluyorum kendimi..Bu aralar başkalaşmaya çalışıyorum.Becere biliyormuyum orası meçhul..İnsanoğlu inandığı şeyler uğruna müthiş hatalar yapabiliyor.Bu kadar çabuk mu inanıyoruz yoksa karşımızdaki her neyse ona olan bağlılığın şiddetindenmidir bu inanma arzusu.Çok geçmiyor insan kandırıldığını anlıyor zaten..Yada kendini kandırdığını..Yani sen aldandığın gülüşler adına keşke diyorsun ya.En iyisi mi hiç deme,boşuna.Bazen birinin peşine düştüğüm oluyor...Kendimi aradığım oluyor,eskilerdeki benliğimi.Mutlu uyandığım her güne duyduğum özlemi yaratan her neyse onu özlediğim oluyor.Özledin değil mi? 
Susturduğun her yanın öyle söylüyor.Sen mutlu insan taklidi yapmayı öğrendin öğreneli hep susuyorsun.zaten...Herkes gider,herşey biter ama hayal kurmanın sana verdiği o huzur gidince olmuyor işte. .Hayal kurmayı bile özledin.Hiç bi sebep yokken hüzünleniyorsun mesela...Nasıl bi sebep yokken mutlu hissediyorsan kendini o kadar mutsuz hissettiğin zamanlar oluyor..Neyse ki hüzünde bitiyor..Sonra  yaşama dönüyorsun.Bunu bi düşün derim; Hala ayaktaysan yaşamak istediklerin içindir.
Kimi geceler penceremden uzakları seyrediyorum..Yaşadığım hayat bana ait ama sanki içindeki ben değilmişim gibi hissediyorum.Kendi kendime söylendiğim oluyor sonra-Kaybettiğim doğru evet bunu ben yaptım,seni kaybettiğimi sen gitmeden çok önce anlamıştım zaten.. Kızıyorsun belki bana bu tedirginliğime..Sebebsizliğime,içiyor olmama,inadıma,söylediklerim için öfkeleniyorsun..Seni özgürlüğüne saldığım için kızıyorsun belki...Buda böyle birşey işte..
Rüzgar sarsıyor sonra beni-Uyan!
Bişey olduğu yok kendi kendime konuşuyordum sadece..
Elinde olsa avaz avaz bağıracksın neden böyle diye,olmuyor,olmadı..
Savaşıcak çok gerçeğimiz var,kucaklayacak çok yalanımız.Başkaları için hayatta kalabilme çabası belkide bu.
Yaşamak güzel şey,elbette yaşıyorum  diyebilen için.Yaşamak güzel şey...
Bak üşümeye başlıyorsun,en iyisimi Merve bi sigara içimlik daha kal dön gerçeğe...

İnsanlık ilk hedefiniz kendi kalbinizdir.

25 Kasım 2010 Perşembe 19:32

Eğer ortada bi acı varsa kendiniz yaratıyorsunuzdur.Yani biz insanlar kendimize bir dünya kuruyor ve orda kendimize türlü işkenceler ediyoruz...Hatırlayarak mesela,eski bir şarkıyla.Özleyerek yada..Kurduğumuz yalın cümlerle ne çok şey anlatmak istiyorduk oysa..Anlaya bilseydiler keşke.Artık kimse büyümek istemiyor..Aldığı her darbede büyüyen insanoğlu en çok da küçük kalmanın heyecanı ve mutluluğu varken büyümenin verdiği yorgunluktan bahsediyor.Gidiyorlar,dümdüz bir yol insanlar birbirine çarpmama uğraşı içinde ilerliyorlar.sanki...Farketmiyoruz belki ama kimler geliyor,geçiyor.
Ve biz o anın körlüğüyle neler yitiriyoruz kim bilir.
Gidiyor, hani en özenli cümleleri ve en ağır küfürleri saydıklarınız sizden birer parça çalıyor ve gidiyorlar...Eksiliyoruz zamanla ve bazen eksilen yanlarımız bir türlü doğrulmamıza izin vermiyor.Sonra...Başka tenlere koşuyor ''her şey'' diye adlandırdığınız.Hayat bu ya işte..Herşeye rağmen hala nefes alıyoruz!
Seninde gittiğin oluyor  elbet ...Mesela  gittiğin yeri bilmeden sadece gitmen gerektiği için gidiyorsun,gitmeleri sevdiğinden  ve bazen gitmen gerektiği için ...
Ardında bıraktıklarını düşündün mü hiç? Sen sadece bi insan yitirdin zannediyorsun ya asıl aptallığın bundan kaynaklanıyor. 
Peki ya siz asla gelmeyeceğini bildiğiniz birini bekleme ağırlağını tattınız mı?
Kış geliyor,birbirine sarılan sevgililere hem acıyarak hem sövüp,kıskanarak bakmanın acizliğini yaşıyoruz.
-Nasılda salak görünüyorlar.-Mutlu olduklarını sanıyorlar.-Lanet olsun çok mutlu görünüyorlar..
Hepimizin aklına geliyor birşeyler...Hiçbir güzellik sonsuz olmayacak.
Burukluk mu eksiklik mi içimizde oluşan tam olarak kestiremiyorum ama..İki elinin arasında ellerini ısıtmaya çalışan sevgili düşlüyor bazılarımız...
Bazen rüya mı gerçek mi kestiremediğim şeyler görüyorum..Sanki duvarlar yıkılıyor üzerime,toparlanamıyorum..Gördüklerim belki rüya belki hayal ama hissetiklerim kesinlikle gerçek biliyorum.Ama insan alışıyor,kabullendikçe...
Devam ediyor öyle yada böyle...
Bakın yine dümdüz bir yol insanlar birbirine çarpmama uğraşı içinde ilerliyorlar ...

Che sara,sara!

21 Kasım 2010 Pazar 03:10

Bazen keşke diyorsun yada olmamalıydı.haklısın belki de olmamalıydı.Peki değişen bişey oldumu -hayır.
Odamın suskun hallerini seviyorum.beni fazlasıyla çekiyor bu halleri.Bazen bi kaç hatırayla bozsada suskunluğunu bu hallerini gerçekten seviyorum.
Ama bazen hayat size  öyle bir oynuyor ki ne ağlanılıyor nede gülünüyor.
Yani huyum bu ben çok görünsemde yalnızım.Sağlam görünmemin tek sebebi insanın yaşadığı herşeyin sonunda kendisine dönmesinden kaynaklanıyor.
İnsanları çok severim büyük kayıplar verdirsede sebebini bilmesemde insanları seviyorum..Ama onlar beni sevsin istemiyorum.Öyle bir şey ki sevilince iki kişilik bir yük oluşuyor sırtımda ve sonra git gide ağırlaşıyor..
Bazen kendimi eksik hissettiğim oluyor..Bişeylere tutulacak yada tutanacak bi insan değilim ben.Biten birşeyler ardından yarım kalışım bundan..
Mutlu olmak zamanı unutmaktır...
Ben hep zamanla hayat arasındaki çizgide asılı kalıyorum....Ya zaman tümsek oluyordu yaşadıklarıma yada hayat.Bu yüzden kaybetmenin yada geç kalmanın ne demek olduğunu iyi bilirim.Benimde gerçekten mutlu olduğum anlar geliyor elbet ama uzun sürmüyor dedim ya hayat ve zaman arasındaki çizgide asılı kalmış biriyim..
Eminim şuan bana kızan çok kişi var..Kimi cesaret edemediğim şeyler uğruna kızıyor bana kimiyse düşündüğüm şeyler adına..Bense sadece biri için gerçekten üzülüyorum.Hani her hikayenin sonunda söyleniyor ya birşeyler ...Bu hikayede güzel bitmedi..Üzgünüm...
Çabalıyorum ben her defasında...
Herşeye rağmen hayat devam ediyor onla yada onsuz,öyle yada böyle...
Bakmayın böyle olduğuma eskiden bambaşkaydım ben..
İyiyim ben herşey de yolunda sadece biraz yorgun hissediyorum hepsi bu.

.

Saçmalıyorum dikkatli olun.

17 Kasım 2010 Çarşamba 04:53

*Genelev kurbanı o kız sen misin?
  Değil misin.Pardon o zaman.


Merhaba insanlık.
Çok şökela bi tipiniz var.
Bugün yalnız kalmadığımdan dolayı günahlarımı affetmesi için Tanrı'ya yalvardım.Çok huzurlu bi gündü.Taksime böyle bir günde gidilmeyeceği için beşiktaşta sadece biraz dinlenmek istedik yani elçinin beşiktaşta olmasından kaynaklanıyordu herşey.Ve gerçekten bugün beşiktaş sakindi.Kadın gibiydi.
Beşiktaşta ki kafepi fena sayılmazmış.Mesela çalışanları çok güzel bakıyorlar.Ve sevimli suratları var.
Bi de marina güzeldir ama insan yalnız olunca üşüyormuş bugün farkettim.
Neyse süt için güçlenin.Kendinizi sevin.Görüşmek üzere.

Zırvalamak!

16 Kasım 2010 Salı 03:12

Sakin ol merve kendine gel! Bu içimdeki merveyi bazen öldürmek geliyor içimden çok iyi niyetli çünkü.
 Evet yaklaşık altı saat bi elbisenin peşinde koşturan saf benim.Size de oluyordur yani ben bişeyi görüp isteyince ona sahip olma hırsı oluşuyor.Bi çorap için kalkıp karşılara giden bi şahsiyetim ben.Bi kez daha deli olduğum konusunda hem fikirsek devam edelim.Bugün arifeymişte bundan dolayıda çok yoğun olunuyormuş.Ben niye farkında değilim acaba.Annemin kuaförüne gitmek zorunda kalsamda gerçekten çok sağlam bi yermiş.Daha önce gittim ama bu kadar detaya girmemiştim.Çok büyük ve orjinal çalışıyor adamlar.Öyle böyle derken götümün eve vardığı nokta saat 22:00 civarıydı ve gerçekten yoruldum.Bu lanet odamıda bok götürüyormuş temizlemeye kalkınca anlamış bulundum.Yani ben dağınık değilim sadece dengesizim an geliyor fazla titiz an geliyor fazla vurdum duymaz oluyorum.Özellikle izmaritler ve küllerle baya bi çatıştık bugün.Ya bu kurban olayı nedir?Rica etsem biri bana anlata bilir mi.Tamam her zaman hayvanlar kesiliyor doğanın kanunu bu ama böyle bir şey için neden özel bi gün ilan edilmiş anlam veremiyorum.Bide hayatımın erkeği sana seslenmek istiyorum  ''-nasılsın''  demek isterdim tabi. Yada sadece bilmek.Neyse..Hiç bi şey olmuyor yaşamaya devam ediyorsun.Ama herşeye rağmen bi -iyiyim,ben çok iyiyim insana bazen gerçekten iyi gelebiliyor.Tamam sakin olalım,mutlu olalım.Şeytan yanımızdamı -evet.Güzel şimdi gidebilirim.

Sperm ziyanı.

15 Kasım 2010 Pazartesi 01:39

 

Şöyle bi yazılarıma göz attım ve acıdım kendime.''noluyo lann merve,amacın ne hadi uyan artık fazla kaldın'' dedim .Farkettim de günlerin sıradanlığından yakınırken ne çok zaman tüketmişim.Yani tamam günler sıradan olabilir yada yaşadıklarımız güzel olmaya bilir ama biz böyle görmessek belki bişeyler düzelir.Bugün evde yine içimdeki çirkin Betty kan ağlıyordu ki sevgili Ahmede hediye almaya gittik.Yanlarında pek 
 duramasamda güzel anlardı.Ve şunu söyliyim öyle bi masadan hiç alkol almadan kalkmayı başardığıma göre gerçekten güzel bi gündü.Tamam belki bi yudum..Cemreyle hemen kendimizi vazgeçilmez mekanımız hatta yuvamıza atıyorduk ki ...Gözümü açtığımda bambideydik..Ah Bambi sen ne huzurlu yersin.. Bizim gerçekten çok şeker hocalarımız var..Yani bizle içmeye geliyorlar..Sinemaya geliyorlar..Ve bunun gibi bir çok şey.Pırasayı çok sevdiğimden bahsettiğim anda bana pırasa yapmayı teklif eden bi hocam dahi var.Gerçekten hadi dersane bi nevze orda herkes rahat ama okulda çok sevimli hocalarımız var..Anlaşıyor olmamız hatta bunu abartmamız bile güzel.Birlikte kitapları seviyoruz..Mesela aynı anda terkediliyor..Öteki kadın oluyor ve oturup ağlıyoruz o derece..Cemreylede aslında bizim için sadece tatilden ibaret olan ama bayram diye adlandırdığımız günler için belirli bi kaç plan yaptık pek farklı bişey değil ama sadece sıkılmayacağımız şeylerden bahsediyorum.Kısacası biz mutluyuz yani sizde mutlu olun.Şöyle olsaydı güzel olurdu falanlarla zaman geçmiyor.
Sağlam görünün.
Görüşmek üzere.. 







Sebeb-i Varlığım.

14 Kasım 2010 Pazar 04:20

Belkide dünya değişmedi biz büyüdük sadece..


Sevdiğiniz adam veya kadın çoktan gitti,biliyorum..Sevdim dedikleriniz...Hayaller..İnsan ya gerçeleşmeyeceğine inandığı yada gerçekleştiremediği hayaller kuruyor.Bu yüzden midir bilmem bi zaman sonra umudunuzu yitirdikçe,hayallerinizde tükeniyor.Sizi anlayamdıklarını söylüyorsunuz..En yakınlarınızın bile sizi anlayamadığını..Evet sizi anlayamıyorlar. Yani sizin hissetiğiniz duyguları başkaları hissetmediği sürece sizi anlamamaya devam edecekler..


Sana da merhaba sevgilim.. 
Sen susuyorsun..
Bu suskunluğun içimde var olan tüm düşünceleri alt üst ediyor..
Sen gittikten sonra ne çok hayal kurdum bi bilsen.
Artık hayal bile kurmak istemyirum.Farkettim ki bu bana bu hiç kimseye iyi gelmiyor..
Sahi sevgilim ben hayal kurmadan nasıl seveceğim seni?
Ben sana geldim demiştim başlarda...
Sonradan ben sana gelemedim oldu bu.
-Ben sana neden gelemedim sevgilim?
 

Ben burdayım.

01:54

Öncelikle kocaman sevimli akrebimden bahsetmek istiyorum.Akrep koleksiyonuma yeni eklendi ve bence en güzeli bu.Aralarında en çok bunu sevdim üzüldüğüm tek bi nokta onu canlı yakalamamış olmam evet onu bulduğumda ölüydü.Genelde canlı olanlar daha çok ilgimi çekiyor.Ölmüş olması hüzünlendirdi beni ama yinede sevimli görünüyor tam olarak inceleyemedim ama galiba sakatta ayaklarının birinde bi eksiklik gördüm.Akreplerle olan bağım bir-iki yıl önce başladı.Ta ki biri çıkıp beni sokana kadar.İlki ayağımdan soktu ve gerçeği söylemek gerekirse çok korkmuştum yalnız olduğumdan sanırım şüphelendim başta bir hafta önce yolda bi tanesini yarı ölü bulup sevmiştim kan davası diye düşündüm.Daha sonra ilgimi çekmeye başladılar yani ben değil onlar beni buluyor aslında.İkinci sokma olayı gerçekten çok sağlamdı .Boynumdan sokmuştu çok sexsi  değil mi?Bu sefer gayet soğukkanlı davrandığım bi gerçek yaklaşık yarım saat sonra yüzümün uyuşmaya başladığını farkettim sonrası malum hastanedeydim.Evet şuanda hasta olduğumu düşünüyor olabilirsiniz yani annem onlardan korkuyor ve hasta olduğumu düşünüyor.Korktuğu için onları saklarken biraz zorluk çekiyorum.Eğer uslu bi çocuk olursanız belki onları görme ihtimaliniz olur.
Hala yanımdamısın?
Neyse bahsetmek istediğim bi kaç şey daha var.Ya dersanede bana işkence eden insanlar var.Ciddiyim.Beynimle sevişiyorlar adeta.Dersaneye her girişimde ''Naberrr ergenler'' diye bağırmak geliyor içimden. Bi sigara içerken seviyorum onları.Özellikle canım sınıfım hepsi birbirinden şeker ve bi o kadarda ergen.Mesela şöyle bi şey oluyor yabancı dil okumama rağmen türkçenin nereye çekersen oraya gider olayından yinede nasipleniyoruz. Bi kelime söyleniyor 11-12 yaş tepkileri veriliyor,gülünüyor..Ve ortalığın azına sıçıyorlar kısacası.. Sevindiğim tek nokta tüm sınıf arkadaşlarımla aynı dersanede bulunmam.Onlar güzeller....Umarım giripte çıkamadıkları şu ergenlikleri biran önce biter.
Teşekkürler..Görüşmek üzere

Büyüyünce orospu olmak istiyormuş.

13 Kasım 2010 Cumartesi 03:03

Siktirirsen sevinirim.Gayet ciddiyim bu defa.
Hayır,hayır üzülmedim hatta kaç günlük yorgunluğum bile geçti diye bilirim.
Ben de oturup hata yaptımda yok bilmem ne diye ikimiz adınada üzülüyodum ben ne diyorum sen ne diyosun bak hayat sana ne kadar da güzelmiş.Tamam sadece sinirlendim. Yani anlam veremiyorum hayat size söylediğiniz tüm lafları yediriyor.Yani çok şey söylüyorsunuzda ne bok oluyor.Biraz mantık diledim tamam farkettim fazla şey istemişim.
İyi oldu üzerimden büyük bi yük kalktı hissede biliyorum.
Üzülme tamam değerlisin.
Hadi git sürtüklerle eğlen biraz.
öptüm.

12 Kasım 2010 Cuma 15:43

Böyle mor bi kutu..Ama kocaman bi kutu bahsettiğim.
İlk gördüğüm şey bir restauranta ait bi menü.Tanrım nasıl bi salaklıktır hoş cemreyle bunu isterken pek utanmamamıştık.Pembe küçük bi kutu geçiyor elime sonra açtığımda üstte bi denizatı duruyor.Erkek denizatlarının da doğurduğunu biliyormuydunuz.
Denizatını çok severim ben. Tamam bu konuya girmeyecektim.İçinde bir sürü kağıt var cemre şimdi görse bunları baya bi söver eminim.
Bi zarf buluyorum içinde bir sürü bir sürü mektup var.. Asla gönderilmeyecek üzere yazılmış hepsi..
Kapsüllerin içine yazılmış küçük küçük notlar..Yaratıcılık bu olsa gerek..
Elçinle birlikte gittiğimiz tatilden kalma bi resim,resimde zenci gibiyiz.
Şebnemin taşınmadan önce bıraktığı resimler,kağıtlar,oyuncaklar...
Herkes sevmiştir şu müzik kutularını..Renk değiştiren topları..
Resim yapmaya başladığım ilk anlarda ki fırçalar,boyalar bile duruyormuş..
Ya misketlere ne demeli...
Ben anneme sigara içtiğimi mektup yazarak söyleyen bi insandım hiç unutmam ve o mektupda burdaymış..
Çok da güzel de bi vasiyet yazmışım.
Akrep maceralarım..Baya bi eğlenmişim iki kez akrep sokmuş beni de bi bok olmamış..
Ozana sövdüğüm anlar..
Bir sürü fotokobi..
Notlar..
Bakıyorum bi durgunluk çöküyor üzerime..
İyiyim,ben çok iyiyim..
Gitsem iyi olacak...

Ama bazen kırıcı oluyorum...

11 Kasım 2010 Perşembe 03:43


Ben bi rüya gördüm ve orda diyordum ki;

Fazla özlüyorum..
Merak etme gelmeni istemiyorum.Kuru bi özlem içimde ki eğer arkandan hayatımda belkide bana en değer veren insandı demeseydim özlemezdim belki bu kadar.Tanrım neden terkedince terkedilmiş hissi oluşuyor üzerimde.Hayatımdan suçlu ilan edilmeden çıkmayı başarmış ilk insansın sen,ki farkında olmaman ne üzücü.Bazen noluyor biliyormusun seni aramak geliyor içimden hiç bişey yokmuşcasına bişeyler olsun diye de değil yanlış anlama sadece aramak..Çünkü...Bayım sesini hatırlayamıyorum.Bunu farkedince içim paramparça oluyor.Unutuyorum seni bu aralar..Bazen düşünüyorumda (bilmesende) o kadar önemsiyorum ki seni unutmak kolaya kaçmak gibi sanki.Cemre seni tekrar göreceğimden falan bahsediyor.Bi yanım bunu duyunca seviniyor..Bi yanım kırılıyor.Korkuyorum!Ben belki ilk defa korkuyorum.Hani şayet görürsem seni napmam gerektiğini zaten bilmiyorum bundan ziyade bi gün kalkıp neden bu hikayenin bittiğini sorarsan verecek cevabım olmadığı geliyor aklıma korkuyorum.Çok ağır cümlelerle susmaktan bahsediyorum aslında.Düşüncelerimi ifade edemediğim tek noktasın belki de.Sadece  ZAMANSIZDI diye bağırmak geliyor içimden..Bazen bağırıyorum ama kimse duymuyor..Sonra susuyorum zaman ağırlaşmaya başlıyor.Belki sadece iyi olduğunu bilsem yeterli olur küçüçük bi şey -iyiyim.Keşke canımı yaksan yani bunu ben değilde sen yapsan.Bunları söyleme gereksinimi duydum çünkü çok geç olduğu zaman geliyor.Geliyor işte hissede biliyorum.Önceleri bana söylediğin şeyler geliyordu aklıma gülümsüyordum,şimdi gülümsemek için söylediklerini aklıma getirmemeye çalışıyorum.Olmuyor..Bunları söylememin sebebi; artık sana hiç bir şey yazmayacak olmam.
Hakkını vermeliyim.
Madem ki unutuyorum bugün seni daha çok özlemeliyim..
Sanki bu sefer ben değil sen gidiyorsun içimden..
Benden çok şey öğrendiğini söyleyen kalp herşey için teşekkürler.

*Karşımızdakinin canı yanmasın diye aldığımız kararlar neden hep canımızı yakıyor?
*Karşımızda ki bunun anlamını ve kıymetini bilmediği için.. 

Bi sürtüklük seziyorum.

10 Kasım 2010 Çarşamba 17:26

Merhaba insanlık..
Hava bu ara çok çok güzel bu yüzden çok iyi hissediyorum.Kasım sen farklısın! Kasımda aşk başkadır diyenler haklısınız.Kasımda aşk başka olmasa bu kadar çok arkadaşım bu ayda doğmuş olamazdı.Bazen bu  değişken,dengesiz ruh halime acıyorum. Mesela evde tam içimde ki çirkin Betty'i ortaya çıkarmışken,toparlanıyor kendimi dışarı atıyorum.Zayıfladım oğlum ben yani öyle, söylüyorlar.Mesela bi kaç saat önceye kadar o kadar mutsuzdum ki içim parçalanmaya başlamıştı.Şimdi de sigaranın dumanıyla sonsuz mutluluğa erişebileceğimi falan düşünüyorum.Cemreye biri gül göndermişti ya onun kim olduğunu öğrendik,vahlar olsun yani.Bana göre gül dünyanın en yavşak çiçeği.Tamam belki biri bana gül alsa gülümseyebilirim.Bi de pezevenklerin kralı var bi tane(düşünün siz de bulursunuz birilerini.)Benden özür dilemiş olman konumunu değiştirmedi.Ulan ne büyük orospular,ne küçük pezevenkler var böyle.
Önümde duran kredi kartının güzelliği içime işliyor.Gitsem iyi olucak.
Sağlam görünün ve iyi bi gün geçirin.
Unutmayın şeytan her zaman yanınızda..

Hangisi gerçek bilemiyorum.

15:26

Gerçek şu ki bunların hepsi iş işten geçtikten sonra söylenen sözler...
Bahsettiğim ne biliyomusun?


İyiydim ben,onun sesini hatırlayamadığımı farkedene kadar.Zaman geçiyordu...Tam da zamanın geçtiğini kabullenmişken  birden onun sesini hatırlamadığımı farkettim.Sonra zaman ağırlaşmaya başladı..
Galiba unutmaya başlıyorum iyi bişeymiş gibi geliyor..Olması gereken oluyor da ne olursa olsun canım yanıyor hissedebiliyorum.Madem ki unutuyoruz..Unutmak mı zor olan unutamamak mı?
Bi ilişki bitince.
Gerçekten paylaşılan herhangi bir şey söz konususuysa iyi yada kötü biten her ilişki insana acı veriyor.Geçiyor..Geçicek..Geçmeli..
Ve demem o ki;

Eğer birini gerçekten ölüme inandırmak istiyorsanız.Onu kendinize bağlayın  ve sonra bir başkası için terkedin, inanın yeterli oluyor.

Bi de bu var..Hoş gelebilir..
Sağlam görünün,merak etmeyen şeytan her zaman yanınızda..










Üzülmüyorum,seviniyorum saf.

8 Kasım 2010 Pazartesi 03:00

Limonlu cheesecake ile başlamıştı herşey..
Ee ağır oluyor ama geçiyor...

Hüzünlendim çünkü hatıralarım yanıyor!


Şöyle ki .

İyimiyiz?

02:22

Merhaba İnsanlık?
Bahsetmek istediğim bişeyler var!
Öncelikle şunu belirtmeliyim sayın sevimlisurat seni hala önemsediğimi bil ve ona göre geç üzerlerinden.Mutlu olman ve beni unutmaman dileğiyle.Kalp.
Günlerim çok bedbaht geçiyor-du. Ne demek mi istiyorum.Son sigaranızı içtikten sonra kendinizi tam bi piç gibi hissettiğiniz anı düşünün,öyle işte.Cemreyle gayet mutlu olduğumuzu farkettik bugün.Gerçekten sağlam görünüyoruz.Bide çok garip bi olay yaşadık cemrenin kapısına biri gül bırakmış fazla abartılmış ama tamam kabul, meraklandık ve oturup bol bol hüzünlendik.. Bişey sorucam geçen gün hani şu sislerin ortamla seviştiği günler de uçtuğumu gördünüz mü?

Son olarak.Benim gerçekten çok garip arkadaşlarım var.Şöyle ki;
Çağdaş:(Alo)..Mutlumusun?
-Mutlumuyum,evet.
Çağdaş:Güzel görüşürüz.
Anlam veremediğim bu telefon konuşması hoşuma gitti.




Bide ben burdaymışım:http://twitter.com/MerveGlay.
Gerçekten hala yanımdaysan,rica etsem iyi bi gece geçirirmisin.Teşekkürler.

Dışarda aşk var.Burası iyi.

5 Kasım 2010 Cuma 02:05

Ve tekrar hoşbulduk insanlar...
Hoşbulduk tahammül...
Çok dengesiz dönemlerde olduğumuzu düşünüyorum.
Evime sığamadığım günler oluyor bazen.
Aslında kendime sığamıyorum ya ben,gittiğim yer yada bulunduğum nokta pek önemli olmuyor.
Her neyse...
Değer verdiğimiz insanlar var bir de.Değer verdiklerimiz ya bunu göremeyecek kadar kör olmuş yada
umursamayacak kadar hızlı yaşamaya başlamışlar hayatı.
Bugün biri ''haketmedim'' dedi.
Bana yaşattıklarını zerre kadar haketmedim.
Canın yandı ya hata gibi geliyor şimdi sana herşey.
Pişman olmayın,eğer pişman olduğunuzu kabullenirseniz ağır bi yük olur üzerinize yaşadıklarınız.
Ey insanlık sorarım sana.
Karşınızdakinin canı yanmasın diye aldığımız kararlar neden hep canımızı yakıyor?
Ve benim demem o ki kusura bakmayın ama böyle büyük aşklar yakışmıyor bu kadar küçük hayatlara...

Sevgi ve saygı çerçevesi içinde ölmeniz dileğiyle.
Sağlam görünün,iyi geceler.

O gidince..

3 Kasım 2010 Çarşamba 01:41

Mesafeler gittikçe büyüyecek..
Mesela birileri gelip kurduğunuz düzenin darmadağın edecek ve sadece gidecek.Böyle başlıyor dimi tarifi imkansız acılar.Genelde her şeyi olmak için çabalarken ''hiç birşeyi'' olarak sonlanır hikayeniz.
Çaresizlik ne kötü şey dimi,senin gitmen gereken uzun bi yol varmış mesela elin kolun bağlanmış...Düğümlenmişsin, çözülemeyecek bi düğüm oluşmuş bedeninde kalkıp gitmeyi bırak nefes aldığına şükredeceksin nerdeyse...
Bazen tutunduğun şeyler,tutulduğun anlara bırakır kendini..Tutulur kalırsın tek kelimede.Yemek yersin,uyursun,içersin,söversin,gezersin,eğlenirsin,koşarsın yine mesela hayata ama geldi mi aklına,zevk vermez o an hiç bir şey...
Sonra..
Tükendiğini hissediyorsun.
Merak etme hiç bir şey olmuyor yaşamaya devam ediyorsun..





Yok-sun.
Bak kış geliyor üşümeye başlıyorum diyorsun...Bekliyorsun..Donuyorsun ama kimse gelmiyor...
Ölüyorsun,inan bu bile yetmiyor.
Sonra kendine sözler vaad edip duruyorsun..
Unutmak diyorsun..
Ne kadar kolay söyleniyor o söz ...Vaad ettiğin her şey  sadece bi cümleden ibaret oluyor .Gerçeklere hazır hissetmiyorsun ki kendini,sen hala neyi unutmaktan bahsediyorsun.Sana en çok zevk vaad eden her şeyi unut diyorsun.
Gittin orospu çocuğu bittim görmüyormusun !  -Unut..

*Alışıyorsun..
Canını yakan her neyse onun varlığına alışıyorsun.
Aldığın yaralar kadar acıtmayı öğreniyorsun sonra..
Yalanlar hoşuna gidiyor.. 
Umursamamayı..
Her şey yalandı diyorsun mesela..Boştu..
Hissettiklerinin sadece hayallerden  ibaret olduğunu düşünüyorsun..
Ve an geliyor.
Sadece içinde yaşamaya başlıyorsun..
Aşkı tek kişilik yaşadığın anda
Unutmuş gibi yapıyorsun..
Ve çok zaman sonra..
Derinleşen hislerinin arasında kayboluyorsun..
Geçiyor bak ..Unutuyorsun..    




   
 
 
 


  

Gidenler-Gelenler..

30 Ekim 2010 Cumartesi 20:30

Merhaba tanıdıklar..
Şuanda Sarıyerde ki evde çatı katında terasda kahvelerimizi yudumlarken yazmak geldi içimden... Cemre karşımda sigara içiyor mervede yanımda oturuyo arka fonda ruhumla adeta sevişen bi müzik var...Ve ben kucağımda laptop manzaranın keyfini çıkarıyorum. Dün bol alkollü bi gündü ve köpek gibii içtim,sarhoş olmadım demek isterdim tabi ama tam bi sik beyinli oldum dün.. Beşiktaşta fişeklerin amına koymak istedim .. Beşiktaşı lanetleyip bebeğe doğru yol alıyorduk ki kafamı çevirmemle görmemem gereken kişiyi yine gördüm. Yakın bi zamanda o kadar çok eskilerle karşılaştım ki.Bunu artık şansa bağlayamıyorum.Hiç bişey umrumda değil .Öğrenirken mutlu insan gibi görünme taktiklerini,ağlaya bilirim elbet bende .Ama çok şey vaad ettim bu sefer zamana..Benden gidenler hoş kalın gelenler bi daha dönmemek üzere gidin....Bugün benim yeniden doğduğum gün!
Hayatı pi'ye alın.
Görüşmek üzere..

Saçmalıyorum bilesin!

28 Ekim 2010 Perşembe 18:38

Ne yazmam gerektiğini bile tam olarak bilemiyorum.Sadece fazla içtim ve hala ayaktayım.


Görmemem gereken biriyle karşılaştım.
Görmemem gereken  şeyleri gördüm .
Hislerimin kuvvetine bugün bi kez daha inandım. Sadece kötü şeyleri hissediyo olmam ne kadar garip.
Olmakta olan canımı yakmakta.
Sanki uyusam uyansam geçecek,ama uykum hiç bi vakit gelmeyecek gibi.
Hiç birinizin anlayacağını sanmıyorum fakat farklı şekillerde de olsa aynı acıları çektiğimizde inanıyorum bugün.
Kendime bile küsecek bi tavır var üzerimde.Alkolden midir senin güzelliğinden midir bilmem kanım isyan ediyor bedenime ve ben hiç bişey yapamıyorum.
Dışarda yağmur yağıyor.
Bugün 28 ekim cuma ve ben üşüyorum.

Götü kurtarma operasyonu.

27 Ekim 2010 Çarşamba 02:12

Merhabaaaa
Resme saf saf bakmaya gerek yok anlamak zordur. 
Yeni saç rengimin güzelliğinden bahsettim mi .
Neyse..  

Sıfatsız günler yaşıyorum..

*Bahsetmek istediğim bi kaç şey varmış.Öncelikle güçlü olduğunu iddaa eden insan gerçekten merak ediyorum iyi,güzel hissediyorsun. Ayaklarının üzerinde dimdik durmayıda öğrenmişsin falan iyi de bastığın yer neresi?Yani öyle güçlüyüm demekle olmuyor.Çok şey yaşadım demeklede. Manasız bi göt kurtarma operasyonuda bi işe yaramıyor anlayacağın.
*Bide şey var insanlar artık aşkı değilde lafını etmeyi ne çok seviyor böyle.Boş bi kaç cümle..Acı var işte.. Bunun adı aşk oluyor.Harcandığınızı düşünüyorum. 
*Şunu da belirtmeliyim ki ben güzin abla değilim arkadaşım. Rahatlığım yanıltmasın.Tahammül ettiğim kadar anlıyorum seni,abartmamak lazım.Benimle konuştuğunuzda kendinizi iyi hissediyo olmanız,toparlanmanız,düzelmeniz güzel tabi buna seviniyorumda ama beyinsiz olmanızı bana ödetmeyin.Konuşmayı sevmem her bokta bana koşmanız manasına gelmiyor. Merve'de bi insan!  Kanatlarım falan yok. Bunun haricinde tabi ki benimle konuşan hatta yakın hissetmediğim halde benle bi şeyler paylaşan ki fikirlerime yer verenlere TEŞEKKÜR ediyorum.Zaten konuşma tarzımdan anlarsınız isteğimi.Ne güzel insanlarsınız siz. Farkın ayrımdasınızdır umarım. 
Ermeniliği kabul etmiş biri ile ermeniler hakkında konuşup gerizekalı konumuna düşmeyin bide evlenelim.
Saygı ve sevgi çerçevesi içinde ölmeniz dileğiyle. 

Sözlerimi Geri alamam Lan!

20 Ekim 2010 Çarşamba 01:05

Öncelikle belirtmek isterim ulan böyle tam yemek yerken aniden gelen yıkımlar beni çok sinirlendiriyo tüm hevesin kaçıyo ya sinir oluyorum.

Neyse ki kötü şeylerin olacağını biliyorum ve olabilecek herşeye hazırım nedense.


Öncelikle ahmetle olan kızımız perşembe günü sekiz yaşına bastı onunla vakit geçirdik bunun şerefine içilen rakı iyi gitti,kızımız azıtana kadar..Hoştu tabi ''biz sarhoş olmadık ortamın gerektiridği gibi davranıyoruz'' diye adlandırdığım bi kaç kişiyi saymassak(:


Bu günler pek bi huzurlu geçmiyo.Birbirine karşı sevgi duyan iki insanın konuşucak hiç bişeyi kalmaması çok kötü bişeydir diye düşünürken yaşadığım ve daha beter olduğuna karar verdiğim bişey var ''keşke seni hiç tanımasaydım,adını bile duymak istemiyorum'' diye başlayan cümleler hele ki bunu yanlış yerde yanlış zamanda yaşanılmış bişiler ardından duymak cidden can alıcı bi olay.
Anlayacağınız şudur ki benim Kalp ...Her ne olursa olsun vazgeçmenin ne kadar zor olduğunu anlayamayan kalp bide üstüne üstlük götlük yapma peşinde ilerliyo adıda ''unutma'' oluyo bu olayın .Mesela ben onun bi kaç zaman sonra malın tekini hayatına sokacağını biliyorum benden denize fırlatılmış balık kadar kolay kurtula bileceğini düşünen kalp benim kızdığım nokta biriyle çıkman değil çıktığın kişinin buna değmemesi olur ancak he şunuda söyliyim eğer aklımdan geçenler gerçekleşirse cidden gözümden düşebilirsin arkandan bol bol söver ve can alıcı olurum.Belki o zaman vazgeçerim hayyalerden.YA zor olan unutmak değil aslında benim açımdan zor olmadı bu asıl zor olan bitmiş bişeyi yaşatabilmek diye düşünüyorum.Uzatmıyorum tamam yeter o beni unutmaya çalışıyo işte bi daha karşılaşırmıyız bilemyiroum bazen en yakınalr bile göze alamdığımz büyük uzaklıklar halini alıyo bunun gibi bişi.Sadece ihtiyacımız olan zaman.
Yarın her şey değişebilir umuduyla uyuyoruz şimdi hani laf olsun diye de ekliyorum ''iyi geceler''.

Sevgilim doğmuş bugünn.

12 Ekim 2010 Salı 00:46

P.S:Zaman geçtikçe daha güzelleşiyo,tadına varıyo herşey.Her buluşmamızda her mesajlaşmamızda biraz daha eskiyo.Burhan feleğin buğulu dünyasına ilk senle girdim.Dostluğumuzu,hatıralarımızı,,acılarımızı,mutluluğumuzu,gözyaşlarımızı paylaştık.Geldiğin gibi kal sakın gitme çünkü sisterın seni çok seviyo.Senin gibisi hiç yok... (23:24 17.02.10.)


Senin bende ki değeri anlatmam imkansız biliyorum .Ama sen benim herşeyimsin. Çok şey yaşadık birliktee hani yaşadığımız şeyler farklı olsada çektiğimiz acılar hep aynı oldu. Gülüşlerimiz,sarhoş olup ağlamalarımız,küfürleşmelerimiz,bağrışmalarımız,uykularımız,aşklarımız,ayrılıklarımız, iyi yada kötü yaşadığımız herşey tadındaydı.Benden ayrılman imkansız haberin olsun sevgilim. seni çok seviyorum lan! Hemde çok...


                                                   



Bugün senin yeniden doğduğun gün sevgilim. 
İYİ Kİ doğdun.

Kasaba.

11 Ekim 2010 Pazartesi 00:14

P.S:Ben diyodum ki aynı gökyüzüne bakarız sonuçta yanyana olmasakta,farklı hayatlara sahip olsakta, aynı gökyüzüne bakarız neticede diyodum ama sevgili anladım biz aynı  güneş altında ısınsakta aynı gözlerle bakmıyomuşuz hayata... (26.09.10)



*Sonraa zamann seni takmıyo ...
Günler sonra ..  
*Mesela bi an geliyo gözlerimi kapatınca öldüm sanıyorum.




Hani sadece şunu desem anlarsınız dimi;
''Bu kış soğuk geçecek.'' 




*Ve benim demem o ki ''Ben o kitabı aldım.Bi güzel okudum.Sen varmış gibi olmadı tabi.Ama olsun.Afiyetle yedik.'' anlata biliyomuyum?

                                                                                                                               Bu bi veda KALP.

Bu güven nerden geliyo bayım?

6 Ekim 2010 Çarşamba 19:00

Bazen o kadar farklı hislerde oluyorum ki eğer gitmessen 5 dk. sonra ölmüş olucam demek geliyor içimden .
Gülümsüyorum. 
Biraz daha yaklaşıyo bana bakıyo gözlerimin içine derinlerde kaybolma korkusuyla kaçırıyorum gözlerimi.
Bana bak diyo ve ben eğer bakarsam ölücem biliyorum.
Gülümsüyorum.
Ardı ardına uçurumlar dizmek istiyorum aramıza,yaklaşıyo biraz daha ;

''Bırakma sakın beni diyo'' 

''Bitsin olmuyo diyorum.''. 

 Sonra kulağıma kendi sesim geliyo. 

''Olmaz ki sensiz diyorum''. 


İnanın insanlık şaşırıyorum. Eğer bi kez daha gelirsek gözgöze dayanamam  biliyorum..
Gülümsüyorum...

gerçekten mi?

23 Eylül 2010 Perşembe 23:11

Evet merve gülayla cemre şirin çıplak havuza girdi diyen arkadaşım uykulu bi halimle bunu görünce cidden çok hüzünlendim neden benim aklıma gelmedi diye yazıktır.
He bide gerçekten böyle bişey var mı diye soranlar  DEFOLUN LAN! 

17 Eylül 2010 Cuma 22:57



Ozan

Candır

Kandır

Ama YALANCIDIR.

The End(:

Gördüğüme şaşırdım.

13 Eylül 2010 Pazartesi 00:27

Ben bugün baya hüzünlendim be insanlık ..

hani bi ihtimal bekliyodumda umutluydum Hayırlı olur diye..yinede belirtmiştim diğer yazımda toplum beni şaşırtmadığınız için size minnetarım ...

*ozanın beni aramış olmasına ve benim umutsuz bi şekidle telefonuma saatlerce bakmamış olmamada hüzünlendim..yazıktır bana

cemrenin ve ulaşın yol boyunca benim üzerimden gülme krizlerine girişini ve benim mezarlığa kaçışımıda saymalıyım tabiki...

Ama benimsevdiğim adam beni şaşırttı ... Bu kadarı olmasaydı belki '' biz olsakta farketmez  artık demezdim.''

Benim tarafımdan sonlanmş bişi benim kendi kendimi cezalandırmalarım..aklımdakilerrr

Kısacası  hepsi zor işlerrrrr...

Ve ben sadece demem o ki çok yoruldum...




11 Eylül 2010 Cumartesi 03:30


Bazen ben yiterim bi yerlerde sağolsun kalbimin ızdırabı yüzünden acı çekiyorum o eller benimdi bir zamanlar..


Bu çok koydu.

02:35


Bahsettiğim gibi...

En hazin sözler 'Keşke' diye başlar."


Alkol zararlı bişeydir.

9 Eylül 2010 Perşembe 02:35

Cemre

sevyrm bende
onu 
dedı 
bu bı snrle 
yaplms 
ılskı!! 
dedı

:R
01:34
Ben


gerçektenn dedi

dedii

dedi naber dedim iyi verr

01:35
Cemre
:D
01:35
Ben

yalancıı ozan .



Ah özledim sevgilim ben seni aman nasılda severmiş benii ama ben şimdi çıkar gelir bulur seni severim benn,bitmeli bazı şeyler severim sevgili seni ben..

Bazı anlar gelir sevdiğimadam gider başka tenleri süslerr ahh ahh sevgilim başka tenlerde sürtsün çiğerim kan ağlıyo gibi gibi işte..

Gökdelenlerden tükürüyorum.

6 Eylül 2010 Pazartesi 23:24

Evet ben ne zaman kaldıramayacağım bişeyler yaşasam,tiksinsem  insanlardan çıkarım en tepeye ve gökdelenlerden dünyaya tükürürüm ..

Bu sefer gerçekten geldim.

1 Eylül 2010 Çarşamba 01:12

Evvet eyer biraz daha yemek yemessem ölürüm heralde. Yemek yemeği unutan bi insanım ben işte. 

Sevgilim ozanla ayrı düştük zaten.Elbette bu konuya girmeyeceğim.

Şimdi genel olarak etrafımızda büyük bi mevzu haline gelen şu evet-hayır konusuna değinmek istiyorum. Toplum ya gerizekalılarla dolu yada sikilmek hoşlarına gidiyo anlamış değilim .Tabi ki de Hayır! Biliyorum ki yine evet diyen bi çok zavallı çıkıcak.Her konuda her insana saygılı davranan ben bu konuda nedense o kadar geniş takılamıyorum yani bu göreceli bi kavram değil belki ondandır. Neyse bu konudada fikrimi belirterek birazda olsa rahatlayan ben biraz daha derinlere inmek istiyorum.

-Her aşk mı biter

-evet her aşk biter.

Her aşk biter mi diye soran genç her aşk biter.Yani bende bunun cevabı kesindir  biter seninde gördüğün gibi.Herşey zamanla tüm özelliğini yitirir.Ve ayrılık gerçeklerin konuşulduğu,görüldüğü tek yerdir bi ilişkide.İlişki demişken sahi nedir ilişki fikirlerinizi merak etmiyo değilim günümüzce sadece yataktan ve birbirine kaymaktan ibaret olan ilişki. Kimseyi suçlamamak gerek eskiden erkekler azgınlıklarıyla övünürken şimdi kızlar azgınlıklarıyla övünür olmuş.

Yarın lanet dersanemde bi bok bilmediğim bi sınava gireceğim şimdi uykuyla sevişmek adına gidiyorum.

Ve son olarak ben derim ki bazen birinin hayatından gitmeniz için o kişinin hayatını sikmeniz gerekmez.

P.S: benden.


Sadece kaygı.

26 Ağustos 2010 Perşembe 01:21

Bunun nasıl bi duygu olduğunu bilemezsiniz.
Benim bu zamana kadar yalnızlık en büyük korkumdu hatta bu bende hastalık haline gelmiştki yalnız uyuyamıyodum o derece ama şimdi bazen diyorum ki o kadar ihtiyacım var ki yalnız kalmaya kendimle kalmaya sonra dönüp baktığımda hayatımdan çok daha değerli şeyler olduğunu görüyorum zaten hep bu yüzden kaybediyorum..

P.S: Sevgilim mutlu olmama da sebeb oluyo ya seviniyorum.

günaydın.

21 Ağustos 2010 Cumartesi 17:03

uyanır uyanmaz aldığım haberlerle çıldırmak üzereyim.Gerçekten beklediğime deydi ya bu beni sevindiren tek şey dün zaten bi faciaydı aslında bugün aldığım haberler sayesinde dün için üzülmüyorum.böyle içim boşlukta hissettiğim içim sanki bi yerlere tutundu bugün . Hayatınızda gereksiz şeyleri hani göz yumduğunuz bağlı olduğunuz ama kimyanıza zarar veren herşeyi çıkarın çünkü hayat size daha iyisini vericektir..

İnsanlık fotoğraflarla sevişen kadınlar var.

20 Ağustos 2010 Cuma 02:37

Benimde söylemek istediklerim var!

Neden insanlar tatmin olmayacakları halde karşısındakine beni seviyomusun diye sorarlar.Binkere evet densede asla tatmin olmayacağını bile bile..
Peki ya ''Beni nasıl seviyosun'' dense,ne gibi seviyosun.. Bence asıl düğümlenen nokta bura..
Huzur var bide.
Huzur diyede götümü yırtıyorum ya hani bazen düşünüyorumda huzur dışardan gelebilcek bişey değil insan huzuru içinde bulması gerekiyo.

Sevince insan olmaktan çıkıyoruz sevmek bizim için insan olmak değilde insana sahip olmak.Sevginin türü yoktur dedi demin biri sevginin türü vardır.değinmeyeceğim bu sefer sevgiye falan.
He insan diyodukk..
Ne olursa olsun insan her zaman kendine döner her ilişkinin,her ayrılığın,her aşkın sonunda bu yüzden geride yıkık bi benlik bırakmamalı.Güçlü hissetmenin en iyi yanı acı çeksende,ölüp ölüp dirilsende karşındakine hissetirmemekmiş.

Benliğinizi her zaman sağlamda tutun çünkü insan her zaman kendine döner diyor gidiyorum..

Esen kal.

14 Ağustos 2010 Cumartesi 06:06

You know who I am

Yes ma'am, we got the style that's wicked

I hope you can all keep up

We climbed all the way from the bottom to the top

Now we ain't gettin' nothin' but love

Bu toplu bi haykırıştır.

5 Ağustos 2010 Perşembe 00:43

Öncelikle çevremizde fazlaca bulunan hatta orospuluğu bi kişilik haline getiren orospular. Benim çevremde de tabiki sürüsüyle var bazılarını ki bunlar daha çok zamanında yakınlarımda bulunan orospulardan siktir etmekle uğraşırken bazılarını sikine bile takmamak en mantıklısı. Birileri birileri vardı zamanında . Severdim aynı evde kaldığım,yatağımdan okuluma kadar paylaştığım canımı istese verebileceğim orospu sana gelirsek tabi ki attığın kazıklar umrumda değil ne derler bilirsin ''Olana çare yok.'' Bu dakkadan sonra zaten götünüde siktirsen bi bok yapamazsın bana anlaşılan hani kardeşim demişim ya ben sana bi bok olamamışsın hayatımda. Ama bilyorum ki benim sana yaptığım şeyi gayet güzel taşyıosun üzerinde ve buna dayanarakda arkamdan atıp tutuyosun hangi hallerin çok güldürüyo beni biliyomusun hani böyle bi yerlerde karşılaşıyoruz ya böyle bi kendini kanıtlama çabalarına giriyosun harbi hala güldere bildiğin için beni tebrik ediyorum.Bide bunun yanında üzüldüğüm bi nokta var ben senin bu hallerini nasıl görememişim .Ya ben çok safım yada sen göründüğünden daha şeytansın. İnsanların bi ton yüzü var tabi bizim görebildiklerimiz bi kaçı sadece oda olayların gidişatına göre gerçekleşiyo ve siz has ororspular öyle anlarınız geliyoki sizde açık veriyosunuz tabi bunu anlaya bilene ne mutlu. He bunları yüzüne söylemek tabi ki isterim ama zaten sen bunalrı bildiğin için bişey değişceğini sanmıyorum hatta o pozisyona geldiğimiz ilk anda bunu da gerçekleştirmeyi düşünüyorum.Bakıyorumda benim sayemde tanıdığın yakınlarımıd sikmeye başlamassın teker teker hepsine kaymışsın bu söylediklerim tek değil tabi daha çok canını yaktıkalrında avr he bide peşinde köpek olan salaklarda. Her neyse biliyorum ki ne kadar şuan mutlu olsanızda mutlu oldğunuzu zannetsenizde eminim ki hayat bi gün sizi götünnüzden sikicek .


Buda Tualim için.

Bazen öyle anlar gelyio ki tesadüfler üzerine biri giriyo hayatınıza.Ve siz farketmeden oda hissetirmeden bi parçanız oluyo bi çok bölümünü kaplıyo yaşantınızın .Nedense böyle şeylerde karşınızdaki hiç umduğunuz gibi çıkmıyo yinede farklı gelebiliyo onda sizi çeken bişielr oluyo o bişey yapmasa bile çok şey yapmış gibi hissediyosunuz.Bazılarımız var sonunu baştan gördüğü için uzak durmak istiyo hayatına dahil etmemeye uğraştıkça bakıyosunuzda daha da derinelrnize işlemiş . Siz ona değer verirsiniz önemsersiniz.Sanki o sizi öldürme peşinde falandır. Öyle anlar gelir ki tek bi gülümseyişini görmek için ömrünüzü vermeye hazır beklersiniz.Eyer ki  bunu hissediyosa karşındaki bunu en iyi şekilde kullanıyo. Sen bağlanmamaya gayret ederken o kördüğüm atıyo sanki .Ve bi an geliyo bakıyosunuz ki o asla görememiş nasıl yandığınızı o asla bakamamış size,sizin ona baktığınız gibi .Orospu zihniyetli erkekler var bide kız ororspuları üstesinden geline bilecek bişey ama öyle erkek orospularıı var ki öyle sürtük zihniyete sahip olan var ki etrafımızda anlam vermek mümkün değil .Elden gelen tek şey uzak durmak ,uzak tutmak bi nevzede olsa kendinden.

Bide kendini zeki zanneden herkesden nefret ediyorum hani böyle kendinizce oyunlar oynuyosunuz ya öpüyorum sizi.

Umarım hayat hepinizi teker teker siker .Umarım geberirsiniz...

Esen kal.



Tanrıyla benim aramdaki anlaşma.

1 Ağustos 2010 Pazar 04:06

Zamanın bir yerlerinde bi ben vardı.Yaşamı yüzüne örttüğü bi perdeden ibaret kılan.

Ve bi gün herşeyden vazgeçti.


Çok şey görüp,yaşayan çoğu şeyede geç kalanlardanım bende.

Hayat dengesizlik bütünüyle.Bazen sönük izmaritler arasında yarım kalmış sigara izlenimi aşklar..Yenisini yakmak varken hangimiz yarım kalanlarla doldurdu çiğerlerini..

Hiç birimiz.

Umut etmeyi seviyoruz insanlık.Umutlarımız yenilgilerimizden arta kalanlar.


Ve dediki bana

-Gözlerini yum küçük kız sımsıkı yum gidişimi görmeki belki döner diye beklemeyesin..


                   P.S:"Olmakta olanı olacak olana örgütlüyor zaman,
öpüyorum ellerinden çocukluğumun."H.T

gidenleri öp benim için.

02:22

Heyy!

Bol bol taksimli beşiktaşlı bi gündü desem yeridir.Galiba bugün İstanbulun gezmediğim yeri kalmadı özellikle karşı tarafta  ama işte prensip söz verince yapmak gerek..

Bıla bıla bıla.. diyor ve asıl meseleye geliyorum..

Evet gayet iyiyim. Aslında değilim ama eskisinden daha iyiyim. Çoğu şeyi gözümde bitirdim .. Bazı şeyler kalpte bitsede beyinde bitmeyince olmuyormuş.. Ben hayatımın ağır vakası olan bi durumu yeni bi vakayla bitirmiş oldum.. 

artık koymaz.. 

Ve diyorum ki siktirip gidiyorum başınızın çaresine bakın..




29 Temmuz 2010 Perşembe 00:57

Hayatta yaptğımız hatalar üzerine şekilleniyo herşey.Hata dediklerimiz bazen iyi ki olmuşlarımız bazende lanet ettiklerimiz oluyo  .Nedendir bilinmiz en çok canımızı yakanlar her zaman en sevdiklerimiz oluyo. Biten bir şeyler uğruna koşturuyorz her zaman . Bi çabamız var yaşamak içinmidir bilmem yada yaşanmamışlıklar içinmidir . 


Canım bişey anlatmak istedi..

Şimdi kutup ayısı avcıları avlanırken kurşun kullanmıyolarmış nedenide deri kurşundan dolayı daha ucuza gidiyomuş bunun üzerine izledikleri yol.. Buza ince keskin bi bıçak yerleştiriyolarmış üzerinede kan biraz.. Ayı gelip kanı emiyomuş ve kanın tadından ağzının kesildiğini farketmiyomş bile bu tad o kadar güzel geliyomuş ki bi zaman sonra kendi kanını içiyomuş ve kan bittikçe ayıda ölüyomuş böylelikle derisini yüzüp daha pahalıya satabiliyolarmış.

Bende böyle hissediyorum işte kendi kendimi tükketiğimi... Ve farketmeden bize güzel gelen şeylerin sonunda bizi bitirdiğini veya gerçek olmadığını..


bıla bıla bıla.

p.s:Pirandello ölüm tiradı.


Bu aralar o kadar çok yiyorum ki ölürüm heralde bu gidişle.

neyse

by.

26 Temmuz 2010 Pazartesi 23:25


     Kendisi benim sevgilim olur.


                                                    miss you Carol.

Bilinmeyen Saat uygulaması.

21:10

Her zaman herşeyi olmak için çabalar dururuz.

İnsanlık bencildir.Herşeyi olmak istediğimiz gibi herşeyimizde olsun isteriz karşımızdaki.

Sonunda ''Hiçbir şeyi'' olarak sonlanır hikaye...

Yaşadıklarımız farklı olsada aynı acıları çekiyoruz. ..


Düşü olmayan acı sonsuzluk.

22 Temmuz 2010 Perşembe 05:35

Herşeyden daha fazla seve bilirdim onu..

Günahlar işliyoruz ,bedelini bizim ödediğimiz günahlar..Seviyoruz sevdiğimizi zannediyoruz.Ve bu bize hiç iyi gelmiyor.Kendimizi,benliğimizi bir tarafa koyuyor onun için yeni bir ''ben'' yaratıyoruz. Yavaş yavaş eksiliyoruz .. 

Bir nefese kul olmayı öğretiyor karşımızdaki bize sonunu bilmediğimiz yollara sapıyoruz.Hiç bilmediğimiz o yerlerde geziniyoruz usul usul daha önce yaşanmamış olması en büyük merakımız oluyor..

Çok şey yitiriyoruz..Deydi diyebiliyosan ne mutlu sana..

iyi geceler sana sevgili..

8 Temmuz 2010 Perşembe 01:36

Verdiğim değerlerle bi tarafı kalkan insanların bi taraflarını indirmekle meşgul olmam ne kadar saçma..Çok şey istemiyoruz öyle değil mi hayattan. Pek bekletimiz yok mutlu olmamız için bi kaç şey yeterli zannediyoruz. Ve insanoğlu,her zaman daha fazlasını istiyoruz.

Ölebilecek kadar mutsuz oluyorum bazen 

Bazen de hiç bi şey olmadığı halde fazla mutlu. 

Benim büyük bi parçam olan bu dengesizlik sadece zaman kaybı diyebilirim.

Çok şey düşünüp fazlaca yoruluyorum inanıyorum güzel olucak ilerde bişeyler..

Sadece sabır .



Zaaflarının kurbanı.

6 Temmuz 2010 Salı 22:22

İnsanların basitliklerini artık sorun yapmamaya karar verdim. Cidden zevk alıyorum bu durumlarından.

Çoğuna söylemek istediğim çook şey var ki söylüyorumda ama bunun bi işe yaramayacağını bilmek siktir etmeme sebeb oluyo.

Toplum sorunlarıyla ilgilenmekten her zaman nefret etmişimdir ki toplumun bi parçası olduğum halde.

O kadar çok zaman oldu ki televizyonda bişiler izlemeyeli. Haberler özellikle televizyonu açmamamın büyük sebeblerinden. 


Kızdığım bi nokta daha var insanların hayatıma yön verme isteği ve benim dışımda gelişen benle ilgili planlar .

Birileri bişeyler tasarlıyo,planlıyo benle ilgili en sonda benim haberim oluyo nasıl kızıyorum delirecek gibi oluyorum ki belli de ediyorum ama anlayacak beyin nerde.

Anlam veremiyorum böyle şeylere..

Acıma hissimi git gide kaybediyorum,olması gerekende bu .

Ben insanlara acıdıkça baktım ki onlar  kendini bi bok zannetmeye devam ediyo.

Hele de benim verdiğim değerlerle bi tarafları kalkmıyo mu. 

Sadece komik diyebilirim.

Her neyse herşeyin güzel olacağı umuduyla devam ediyorum..

by.

5 Temmuz 2010 Pazartesi 02:00

Bilirsiniz işte herşeyin güzel olmasını umarak başlar herşey..

Garip bi heyecan vardır içinizde bedeninizin en ücra köşelerinde bile yaşanan heyecan..

Hayaller kurarız..

Bazen gerçekleşmesini umduğumuz şeyler..

Bazen de gerçekleşmeyeceğini bildiğimiz..Herşey basittir.Ne yaşanacağını bilemesekde sonunu baştan görebiliriz bazı şeylerin buna rağmen istemek budala olmaktan başka bişey değil.Evet insnlık kabul etmek gerek budalayız.Hani bişiler umut ediyoruz ya belki değişir diye sonunda göt gibi kalıyoruz falan..




benim bi evim olmalı.

3 Temmuz 2010 Cumartesi 21:43


benim bi evim olmalı ..



İki villa arasında sıkışmış her yanından geçerken bu ev benim olmalı dediğim yanımdakilerin melüm bakışları arasında her baktığımda bende farklı bi heyecan ve huzur hissi uyandıran o ev. Her geçişimde değişen bir şeyler var mı diye uzun uzun incelediğim bahçe,demirlikler,duvarlar.. Değişen rengi için uzun uzuun düşündüğüm ve her defasında yakıştırdığım.. Orda yaşamanın vereceği huzuru elbet bi gün tadacağım inancı.. İçinde yaşayan 3 yaşlı çiftin hiç bir akrabası olmadığı izlenimin yarattığı mutluluk gibi olmalı..


Benim bi evim olmalı taksimin sesizliği arasında yalnızlığı görebileceğim..

İnsanların kıyasıya bi savaş içersinde ilerledikleri trafiği görebilmeliyim..

sessiz sakin bi sokakta belkide sokağın en ücra kısmında daha önce çoğu insanın bi çok şey yaşadığı bi ev olmalı..

Duvarları sağlam olmalı..

penceresi çok şey görmüş olmalı.. ağaçlar olmalı çevresinde..

Tam cam kenarında kurulu bi masa etrafında hatıra olarak değerlendirdiğim  buruşmuş kağıtlarım olmalı.. yalnız olmalı benim gibi ..

Duvarıdna her baktığımda farklı şeyler gördüğüm bi resim..

loş bi ışık altında aydınlanmalı etrafım..

Geçmişimi hatırlatmalı bazen.. 

Bazende geleceği yaratabilmeli hayallerimde..

En huzur bulduğum.. Yazmayı sevdiğim gerçeğini değiştirmeyen..

Elimde kahve ile ilerleyebildiğim kısa hoş bi koridoru olmalı içeri girdiğimde plak dinleyebileceğim.. yazdığım herşeyi paylaşabileceğim bi ev.

Sakin olmalı benim gibi.

Kızgın,sinirli,yorgun olsamda değişmese..

Geçmişi hatırlasam yazarken kalkıp dışarıya baksam çok eşy görsem yaşanmış,yaşanmamış.

Bi evim olmalı..

Kalabalıklar arasında tek..

benim bi evim olmalı gece geç saatlerde geldiğimde huzuru aramamalı yeri geldimide çıkmak istemediğim bi ev..

benden çok uzak gerektiğinde  yakın kalmalı yaşadığım herşeye..

Benim bi evim olmalı dışında barındırdığım herşeyden uzak..

Bülent ortaçgil çalmalı belki yada Peter Sarsted..

uykuya dalmak kolay..

uyanmak zor olmalı..


Benim bi evim olmalı bana yakın herkesden çook uzaklarda..

Çağdaş Ünal.

01:11

Bu değerli kişinin şu saat itibari ile doğum günü.


Benim açımdan önem ifade eden ki çok da sevdiğim hayatımda iyi ki olmuş dediğim sayılı insanlardan ..


sevgi saygı çerçevesi içinde seviyeli bir sohbet amacıyla başladı herşey(:

 onla düşüncelerimiz aslında alt yapıda aynı ama farklı dillerden konşuyoruz..

o artık*40 oldu(:


kocamn adam oldu.


çağdaş abi.

çağdaş amca

çağdaş dede

çağdaş bacı(:


herşeyyy herşeyyy iyi ki varmış iyiki konuşyoruzz ...


seviyeli sohbetlerin devamı dileğiylee iyiki doğdun çağdaşş (: 


daha nice seneleri kağıt toplayıp,yurt dışına çıkma dileğiyle.

28 Haziran 2010 Pazartesi 11:09

Hayatımda,benden hayatımdan bile çok daha değerli daha önemli, şeylerim var benim.
asla vazgeçemeyeceğim kadar kıymetli bi yaşantım yok yani sizin gibi.

Bazen insan aniden özleyi veriyor bişeyleri,birilerini.
Bu bazen her gün karşılaştığınız biri bazen de hayatınızda sadece bi kez gördüğünüz ve belkide bi daha hiç görmememyi düşünüdüğünüz biri oluyo..
Ama özlüyorsunuz işte bi yerlerde birilerini.

Sabah ilk uyandığınız anda hissediyosunuz..Ayrılık gibi bişey değil bu sadece o anın yarattığı bi duygu ..aniden uyanmak ve özlemek..

Zamanın bazen öyle durmasını istiyorum ki ben karar verene kadar .Ben yeterince düşünene kadar .
Ama biliyorum bir gün değil bir ömür de düşünsem değişen bişey olmayacak .
Hançer benim,yara bende..* başka birine ait bi kelimede olsa beni tanımlıyo.

Bazı analr vardır kendinizi sonsuz bir boşlukta hissetiğiniz ki bunun son olup olmadığını bilmediğiniz.

Herşey boşluktan ibarettir artık.

Unutmaya deyineyim birazda.

O yakıcı duygu..

Kendimize ne dmeliyiz unut mu.

Sana en zevk veren ve en mutlu eden herşeyi unut.Sana umut vaat eden herşeyi..
Biliriz ki böyle bişey mümkün değildir çoğu zaman ki ben bundanda yana değilim. Ne mümkündür ya böyle şeyleri unutmak.

Hatırlamak için uğraşdığımızdan daha ağırdır unutmak.
Unutmak için uğraştığımız çoğu şey hatırladıklarımızdır zihnimizde.

Haydar Ergülen'in bi şiirinden bir bölüm paylaşmak istedim;


''Gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız
Göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır.''

A.A

27 Haziran 2010 Pazar 17:53

Bu kişinin benim için önemini anlatmam imkansız heralde.

Ahmet Altan


Hayatım boyunca hep tanışmak isteyeceğim hatta tanışmaktan öte şeylerde isteyebileceğim(: (insanoğlu yetinmeyi bilmez) tek insan.
*Ben bu adamla hiç sıkılmadan bi ömür yaşarım ya.




*Onun eleştiri alması işte görüşleri yüzünden yargılanmasıda hoşuma gitmiyo değil.




Çoğu şey için;teşekkürler Ahmet Altan.









Bu arada GOG'un yazarı Giovanni Papininin ''Kaçan Ayna'' kitabını okumanızı öneriyorum.Tabi kitabı bulmak zor biraz söyliyim 7 tane kitapçıdan sonra sadece bir tane bulabildim desem açık olur heralde.neyse siz zekisiniz ya internettn alırsınız artık.by.

20 Haziran 2010 Pazar 03:12

İnsanın bazen vazgeçmesi gerekiyo bişeylerden sonuç her ne olursa olsun yitiveriyo bi şeyler..

Sonrası cevapsız sorular..

Cevap çok ama bunlarla savaşıcak bi sen kalmamış oluyo.Genelde doğru gelsede hepimiz biliriz ki çok boktan birşeydir bu.

Sustururuz içimizdeki sesi..

Halbu ki ne çok söylenecek şey vardır içimizde susmakla yetinmek gerekir zor olanda budur ya.



Ve hayat herşeye rağmen devam eder..










boş.

20 Mayıs 2010 Perşembe 15:48

 

yazmak..

Sadece aptalların ciddiye alındığı bir dünyada yaşıyoruz.


bu zamana kadar hep insnaların beni anlamadığını düşünüyodum . Ve beni anlamıyolar diye üzülür dururdum fakat bugnlerde farkttim ki sadece aptalların ciddiye alındığı bi dünyada yaşıyoruz bu yüzdende insanların beni anlamıyo olmasını artık garipsemiyorum.




About Me

Fotoğrafım
http://sknt-merve.blogspot.com/